Sözlük
Amin : Allah kabul etsin.
Arafat : Mekke-i Mukerreme yakınında, hacıların Arefe Günü durdukları yer.
Ahiret : İnsanın öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalacağı ve Allah'a hesap vereceği yer, öbür dünya. Kıyametin kopmasından sonra başlayan ve sonsuza kadar devam edecek olan cennet ve cehennem hayatıdır.
Batıl : Faydasız, boş, gerçek olmayan.
Bekâ : Ahdi hukukunun ve bütünlüğünün bozul maması sureti ile bir devletin devamlılığının sürdürülmesi.
Beytullah : Kâbe, İslâm’ın kıblesi
Ecir : Amelin karşılığı sevap.
Ensar : Mekke’den gelen Müslümanlara yardım edenlere denir.
Farz : Allah tarafından yapılması istenen ve yapılması yasaklanan emirlerdir.
Fasık : Şeriatın bütün hükümlerini kabullenip, ikrar ettikten sonra tümünü veya bir kısmını ihlal eden kimse.
Hamd : Övgü
Hicret : Allah yolunda göçetmek
İtikat : İnanç, iman.
Kafir : İnanmayan, Allah’ı tanımayan ve O’na şirk koşan.
Kefaret : Bir mecburiyet altında veya yanlışlıkla işlenen bir günahı affettirmek ümidi ile şeriata uygun olarak verilen sadaka veya oruç vs...
Kıble : Kabe yönü, namazda ve hacda ibadet yönü.
Levh-i Mahfuz : Allah’ın bilgisinin tesbit edildiği, bütün varlıkların esaslarını içine alan, mahiyeti bilinmez levha.
Mağfiret : Bağışlama.
Mescid-i Aksa : Kudüs’te Davut (A.S.) tarafından yaptırılan mescit.
Mesh : El ile bir bölgeyi sıvazlamak.
Miraç : Peygamberimizin Allah katına çıkması.
Muhacir : Mekke’den Medine’ye göç eden Müslümanlara denir.
Münafık : Dıştan Müslüman göründüğü halde, kalben islam’a inanmayan kimse.
Münezzeh : Kötü sıfatlardan uzak, salim.
Müşrik : Putperest, çok tanrıya tapan kimse. R
ahmet : Allah’tan ihsan ve lûtuf manasındadır.
Rahman : Esirgeyen
Rahim : Bağışlayan
Secde : Namaz kılınırken alnı yere koymak.
Sur : Kıyamet gününde isral’in üfeyeceği boru.
Şefaat : Birinin suçunun affedilmesi için aracılık etmek.
Şirk : Allah’ın yanısıra başka tanrıları da kabul etmek (putperestlik, vs...).
Takva : Kötülüklerden sakınma.
Tavaf Etmek : Etrafında dönmek, mesela Kâbe’nin etrafında dönmek gibi
Tevekkül : Dayanıp güvenme.
Tevhid : Allah’ın birliğine inanmak.
Teyemmüm : Su bulunmadığı zaman toprakla yapılan temizlik
Umre : Herhangi bir vakitte yalnız tavaf ve sa’y ile yapılan nafile hac.
Ümmet : Topluluk, grup, cemaat, millet.
Ülkü : Amaç edinilen, ulaşılmak istenen ideal.
Vahy : Allah tarafından Peygamber’lere gönderilen fikir ya da emir.
Vacip : Kesin delilleri olmamakla birlikte yapılması emredilen ibadetlerdir.
Zebani : Azap meleği.
Zillet : Horluk, aşağılık.